Salı, Ağustos 16, 2022

Evil Dead: The Game inceleme

Bunu Kaçırma

Diğer İçerikler

Korku filmi klasiklerinden birisi olan Evil Dead, sonunda düzgün bir oyuna kavuşuyor. Evil Dead: The Game inceleme yazımıza hoş geldiniz.

Sam Raimi’nin yönettiği, Bruce Campbell’ın hayat verdiği ve ikonik elektrikli testeresi ile hatırlayacağınız Ash Williams karakteri ile akıllarda yer etmiş Evil Dead serisi için yepyeni bir oyunla karşınızdayız. Korku filmleri denince akla gelen ilk isimlerden birisi olan Evil Dead, ne yazık ki oyunlar konusunda hak ettiği kadar iyi bir iş çıkaramadı. Evil Dead: The Game bu sorunu çözecek bir oyun olabilmiş mi, birlikte bakalım.

Hail to the King Baby!

Evil Dead serisinin hikayesi, okunmaması gereken bir kitabın (Necronomicon) okunması – teyp kaydının dinlenmesi ve ardından herkesi öldürmeye başlayan varlıkların ortaya çıkması ile başlıyor. Hikaye ormanda hayatta kalmaya çalışan gençler ile başlayıp ilerleyen zamanlarda çok farklı yerlere gitse de Ash’in görevi hiç değişmiyor.

Eğer hikaye tabanlı bir oyun bekliyorsanız baştan uyaralım, Evil Dead: The Game diğer insanlarla birlikte oynamak için hazırlanmış, her zaman online olmanızı gerektirecek bir oyun. 4 oyuncunun bir araya gelip, bölgedeki kötü güçleri geri göndermek için gerekli görevleri yerine getirmeye çalışıyorsunuz. Bu sırada kötü güçlerin kontrolünü elinde bulunduran diğer oyuncu ise sizi durdurmaya çalışıyor.

Oyunun odak noktası 4v1 online mücadeleler olsa da, Missions adı verilen tek kişilik mod ile minik hikaye parçaları da serpiştirilmiş durumda. Her biri serinin farklı bir bölümünden alınmış hikaye parçacıklarından oluşan görevlere gidiyoruz. Örneğin ilk bölümde kız arkadaşımızın lanetlenmiş kafasını ortadan kaldırmamız gerekiyor. Bölüm boyunca kemerimizde asılı olan lanetli kafanın yorum yapması ve şarkı söylemesi çok hoş olmuş.

Missions bölümleri gayet güzel, size oyunun nasıl oynanacağını anlatan başarılı eğitim bölümleri olarak görebilirsiniz. Ama bir sıkıntı var, bölümler gereğinden fazla zor. Aslında zor demem yanlış, çoğu görevi bir kaç denemenin ardından oyuna alışıyor ve rahatlıkla geçebiliyorsunuz ama sıkıntı checkpoint noktasının olmaması. “Zaten kısa bölümler, ne sıkıntı olabilir” diye düşünmüştüm başlangıçta ama sinir bozucu bir düşmana karşı, üstelik süre sınırlı bir görev gelince sorun belli oluyor. Aynı bölümü baştan tekrar tekrar oynamak eğlenceli değil. Yoksa görev mantığını sevdim. Ayrıca öğrendikleriniz online oyunda çok işe yarıyor.

Good, Bad, I’m The Guy With A Gun

Evil Dead: The Game’in asıl odak noktası diğer oyuncularla birlikte oynanan online modu demiştik. Bu modda oynamak için 4 farklı sınıfa ayrılmış, toplamda 13 oynanabilir karakter bulunuyor. Bunların bir kısmı açık olarak geliyor, kalanları açmak için ise, daha önce bahsettiğim gibi görevleri yerine getirmeniz gerekiyor.

13 karakterin her biri kendine ait özel yeteneklere ve yetenek ağaçlarına sahip. Bir karakter özel yeteneği ile ele geçirilmiş olan oyuncuları anında temizliyor, diğeri çevresindeki herkesin daha kolay savuşturma yapmasını sağlıyor ya da içinde duranı iyileştirebilen bir alan oluşturabiliyor. Bir karakter ile oynayıp onun seviyesini arttırmak, sonraki maçlarda hayatta kalma şansınızı artıracak geliştirmeler elde etmenizi sağlıyor.

Karakterlerin görevi çok basit, gerekli malzemeleri toplayıp, serbest kalmış olan Kandarian İblisleri’ni geldikleri yere geri göndermek. Bunun için önce toplamanız gereken nesnelerin yerlerini tespit edecek, sonrasında nesneleri bulup görevi tamamlayacaksınız. Bunun için Lider – Savaşçı – Avcı – Destek sınıflarına sahip karakterlerden seçerek oluşturduğunuz takım ile birlikte çalışmanız gerekiyor.

Tekinsiz mekanlarda kötü güçleri durdurmaya çalıştığınız oyunda, kötü güçler de boş durmuyor tabi ki. Oyuna katılan 5. oyuncu 3 farklı kötü güçten birini seçip, insanları durdurmaya çalışacak. Seçtiğiniz iblise göre haritada bulunan düşman tipleri ve kontrol edeceğiniz boss ünitesi de değişiyor. İblis olarak başlangıçta sadece tuzaklar kurup, insanların korku seviyesini yükseltecek engeller oluşturabiliyorsunuz. Güçlendikçe insanların üstüne hizmetkarlarınızı göndermek ve sonunda 3 ikonik kötüsünden (Evil Ash, Henrietta, Eligos) birini kontrolünüze alıp işlerini bitirmek mümkün. Çevredeki ağaçları, hizmetkarları, arabaları ve korku içindeki insanları ele geçirip, başlarına bela olmak da mümkün.

Hangi tarafta olursanız olun, kafanıza göre hareket edip plansız oynarsanız büyük ihtimalle başarısız olursunuz. İnsanlar birbirinden uzakta, plansız bir şekilde hareket ettiğinde korku seviyeleri hızlı bir şekilde artıyor ve takımlarını zor durumlarda bırakabiliyor. İblis olarak oynadığınızda rastgele tuzaklar yerleştirip enerjinizi boşa harcarsanız, insanlar ortalığı temizlerken uzaktan izlemek dışında bir şey yapamıyorsunuz.

Dead By Daylight ve Friday the 13th tarzı hayatta kalma oyunlarına aşinaysanız oyuna alışmakta zorluk çekmeyeceksiniz. İnsanlar can ve stamina barının yanı sıra, korku barını da dikkate alıp, hareketlerini buna göre planlayarak görevleri tamamlamaya çalışırken, iblisler etraftan güç toplayıp insanları çaresizliğe sürüklemeye çalışıyor. Düşmanlara karşı yakın dövüş ve menzilli silahlar kullanmak gibi seçenekler var. Yakın dövüşü gayet keyifli ve vuruş hissiyatını da gayet güzel veriyor. Silahlar güçlü ama benim için son çare ekipmanları olmanın ötesine geçmediler.

İnsan karakterler ile oynarken Resident Evil serisini hatırlatan bir üçüncü görüş açısı var. Hatta kontroller bile “tank kontrol” dediğimiz tarzda gidiyor. İblis olduğumuzda ise birincil kişi kamerasından, filmdeki sahneleri hatırlatan bir görüş açısı ile oynuyoruz. Oynanış genel olarak sorunsuz, tek şikayetim etraftaki eşyaları almak ya da araca binmek gibi etkileşimleri yapmanın zor olması. Zaten çok küçük bir alanda basabiliyoruz ve basılı tutmak zorunda olduğumuz için kaos anlarında çok sorunlar yaşadım. Bir de karakterlerimizin zıplayamıyor olması, hem insan hem de iblis olarak saçma sapan yerlerde sıkışıp, çıkmak için garip hareketler denemek zorunda kalmama sebep oldu. Duvarın üstünden atlayabiliyoruz ama yoldaki bir çalı ile duvar arasında sıkışınca zorlanıyoruz.

Performans

Oyunun Playstation 5 sürümünü oynadım ve genel olarak aldığım performanstan gayet memnunum. Işıklandırma ve yansıma efektleri oldukça iyi, modeller çok güzel gözüküyor. Harita çeşitli bölgelere ayrılıyor ve her birinin atmosferi kendine has, güzel bir şekilde yansıtılmış. 60 FPS çalışan oyunda dikkate değer bir FPS kaybı yaşamadım.

PC konusunda ise oyunu PC sisteminde inceleyen Mehmet Nalçakan’dan biraz yorum alacağız:

“Oyun bana sistemimde herhangi bir performans sorunu yaşatmadı, ancak menüde gezinme, animasyonlara benzer bir bekleme sırasına sahip. Grafikler iyi görünüyor ve Crossplay istendiği gibi çalışıyor”

Oyunda crossplay desteği var, bu sayede hangi platformda olursanız olun, arkadaşlarınıza ya da diğer insanlarla birlikte oyunu oynayabiliyorsunuz. Bu harika birşey, sonuçta bu tür oyunlarda en önemli noktalardan birisi oyuncu sayısı. Üstelik crossplay ile diğer oyuncuları bulmak, bazı oyunlar gibi (Tiny Tina’s Wonderland) problemli değil. Aynı maçta 2 Playstation, 1 Xbox ve 1 PC oyuncusu ile oynayıp, hiç sıkıntı yaşamadan haritayı bitirdiğimiz de oldu. Crossplay sorunsuz işliyor.

Grafikler güzel, karakter modellemeleri çok güzel, görevlerde ara sahnelerin yerini alan ilistürasyonlar muhteşem, görsellik açısından edebileceğim tek şikayet düşman tiplerinin birbirine çok benzer olması. Warlord ile karşılaştığımızda insansı modeller bir miktar farklılık gösteriyor ama diğer iki iblisin çağırdığı hizmetkarlar birbirine o kadar benziyor ki ben oynarken bile ayıramıyorum. Keşke daha belirgin modellere sahip olsalardı. Karanlık bir ortamda elit iskelet diye daldığım düşmanın Evil Ash çıkması hoş olmayan sahnelere sebep olabiliyor.

Oyundaki seslendirmeler oldukça iyi. Ash karakterlerinin hepsini (birden fazla versiyonu var) Bruce Campbell seslendirmiş. Diğer insanların büyük kısmı da orjinal aktörler tarafından seslendirilmiş. Karakterler kendi kendine konuşuyor, sağa sola laf atıyor, hatta düşmanlar bile size sesleniyor, seslendirme güzel yani. Tek sıkıntı var, kendilerini çok tekrar ediyorlar. Arka arkaya birkaç maç atınca bütün sözleri ezberlemiş oluyorsunuz. Ash’in bazı ikonik cümlelerinin oyunda olmaması da garip. Ben de duymamış olabilirim belki ama sanmıyorum, o kadar oyun oynadıktan sonra bir kere bile “She***”, come get some” dediğini duysam hatırlardım herhalde.

Sonuç

Ben Dead By Daylight’ı sevmiyorum, Friday the 13th ise biraz daha ilginç gelse de, benim çok sevdiğim bir oyun olmamıştı. Evil Dead: The Game ise online hayatta kalma oyunlarının ana fikrini, co-op aksiyon oyunları ile birleştirmiş gibi. Daha önce World War Z’yi de yapmış olan ekip, oradaki formülü Dead by Daylight ile karıştırıp, oynaması keyifli bir iş ortaya çıkarmış.

Mükemmel bir oyun değil, online oyunlara karşı çok ilginiz yoksa ama sırf Evil Dead serisini seviyorsanız bu oyuna heyecanla atlayıp, memnun kalmamış bir şekilde ayrılabilirsiniz. Daha çok arkadaşlarınızla keyifli vakit geçirmek ya da diğer insanlarla birlikte/onlara karşı mücadele etmek istiyorsanız beğeneceğiniz türden bir oyun. Oyun içi iletişim önemli, mikrofon olmasa bile birbirinizle rahatça iletişim kurabileceğiniz bir işaret sisteminin oyunda olması bu yüzden iyi.

Evil Dead serisini seviyor ve sadece online hayatta kalma / aksiyon oyunlarından hoşlanıyorsanız bu oyunu rahatlıkla önerebilirim. Evil Dead hakkında hiç bilginiz yok ama eğlenceli bir online oyun oynamak istiyorsunuz, o zaman yine rahatlıkla önerebileceğim bir oyun. Ben çok eğlendim, bir süre daha oynamayı planlıyorum. Eğer yapımcılar daha fazla iblis getirebilir, yeni haritalar ekler (2 tane var şu anda sanırım) ve kostümlerin haricinde oyunu güncel tutmayı başarırsa uzun süre eğlenebileceğimiz bir oyun olacaktır.

EVIL DEAD: THE GAME
ARTILAR
Çıkmış en iyi Evil Dead oyunu
Aksiyon oldukça keyifli ve doyurucu
Karakter geliştirme sistemi güzel
Görsel açıdan çok iyi
EKSİLER
Missions kısmı anlamsızca zor
Tek başınıza oynarken bile online olma zorunluluğu
İblis sayısı ve düşman modelleri sınırlı
Animasyondaki tutukluklar
7.5

Yeni Eklenenler

İnceleme

Yeni Eklenenler