Cumartesi, Temmuz 2, 2022

LEGO Star Wars: The Skywalker Saga inceleme

Bunu Kaçırma

Diğer İçerikler

Eski anılarımıza yenilerini ekleme vakti sonunda geldi. Aksiyon ve Macera türlerini mükemmel bir şekilde birleştirmeyi başaran LEGO oyunları, bütün Star Wars film serisini ve evrenini birleştirdiği LEGO Star Wars: The Skywalker Saga ile karşımıza çıkıyor. Geliştirici ekip TT Games, yıllar içinde çıkardıkları bütün LEGO oyunlarının her birinin en sevilen parçalarını bularak, kocaman bir evreni ve dokuz adet filmi tek bir oyunda birleştirmiş. Yüzlerce karakter, onlarca uzay gemisi, araçlar, bulmacalar, mücadeleler derken içinde kaybolup gideceğimiz devasa bir evren bulunuyor önümüzde. İki senelik bir ertelemenin ardından çıkan oyun beklentilerimizi ne ölçüde karşılıyor?

Devasa Bir Macera

LEGO Star Wars: The Skywalker Saga, dokuz ana filmin hikayesini tek bir oyunda birleştirmeyi hedefliyor, üstelik bunu yaparken oyuncuları bu devasa evrende özgür bırakmayı da ihmal etmiyor. Her filmin hikayesini ayrı ayrı ele alan oyun, her bir filmi 5 bölüme bölüyor ve oyunculara 45 bölümlük bir macera sunuyor. Filmlerin ikonik sahnelerini ve ikonik karakterlerini oyuncaların kontrolüne bırakan oyun, hikayeyi de yenilenmiş ara sahneler ile desteklemekte. Filmlerin hikayelerine sadık kalan yapım, diğer filmlere ve oyunlara da bolca gönderme yapmakta. Her bir göndermeyi yakalamak için yalnızca Star Wars evrenine değil, birçok yapıma hatta sosyal medya esprilerine bile hakim olmanız gerekiyor. 

Son çıkan LEGO oyunlarında da gördüğümüz seslendirme Skywalker Saga’da da yerini alıyor. Hikayeyi ve karakterlerin tatlı atışmalarını eski oyunların aksine LEGO “mimiklerinden” ve altyazılarından takip etmek yerine, duyabiliyor olmak benim için oldukça güzel bir değişiklik. Eğer seslendirmelerin LEGO karakterlere uymadığını, karakterlerin hareketlerini ve altyazılarını daha çok seviyorsanız oyunun seçenekleri arasında seslendirmeyi mırıldanmalarla değiştirebileceğiniz bir seçenek de mevcut. Üstelik iki şekilde de oyun yanlış veya eksik hissettirmiyor. 

2007 yılında çıkmış olan ve kendisinden önceki iki oyunu ve altı filmi birleştiren LEGO Star Wars: The Complete Saga oyununu oynadıysanız, birçok bölge hem oynanış hem de tasarımları açısından benzer gelecektir. Yeni oyunda bu bölgeler hem daha geniş bir ölçeğe çıkarılmış, hem de tamamen yeni ve keşfedebileceğiniz bölgeler bulunmakta. Naboo, Tatooine gibi gezegenleri, hatta Gungan şehri gibi daha küçük ölçekli bölgeleri özgür bir şekilde keşfedebiliyor ve buralarda yer alan bulmacaları ve mücadeleleri tamamlayabiliyoruz. Böylesine bir evreni dilediğimiz gibi keşfetmemize olanak sağlamaları gerçekten muhteşem hissettiriyor. 

Yenilikler Zinciri

Oynanış yeniliklerine değinmeden önce bir LEGO oyunun görsel açıdan ne kadar güzel durduğuna değinmek istiyorum. Grafikler açısından oyun gerçekten çok tatlı bir seviyeye yükselmiş. Etraftaki yapıların ve gerçekçi dokuların, LEGO bloklarıyla birlikte birleşmesi ve bunu göze hiç batmadan yapıyor olması beni oldukça şaşırttı. Bu kadar tatlı ve gerçekçi gözüken bir dünyada, LEGO bloklarının da doğal duruyor olması oyuna kendisine has bir hava katıyor. Hem plastik, hem de canlı bir dünyada var olduğumuzu sonuna kadar hissedebiliyoruz. Karakterlerin ve etrafınızdaki diğer figürlerin hareketleri de buna yardımcı oluyor. Oyunu Xbox Series S sürümünde hiçbir performans düşüşü yaşamadan 60 FPS sabit bir şekilde oynadım, göze batmıyor ancak ara sahneler 30 FPS’e kilitlenmiş durumda. 

LEGO oyunlarında en çok rahatsız olduğum şeylerden birisi olan sabit kamera sistemi de bu oyunla birlikte değişmiş durumda. Bu oyunla birlikte üçüncü şahıs kamera sistemine geçen oyun, kontrollerdeki ve oynanıştaki akıcılığı, kamera açısını değiştirme fikirleriyle birlikte daha da zenginleştiriyor. Bu sayede galaksiyi özgürce, kameranız bir yerlere takılmadan gezebiliyor, yüksek binalara tırmanabiliyor, dilediğiniz yeri gezebiliyorsunuz. LEGO Star Wars oyunlarında ilk defa gördüğümüz bir oynanış mekaniği olarak silaha sahip karakterlerin nişan alması ve daha kesin atışlar yapabilmesi mümkün. Aynı zamanda klasik üçüncü şahıs nişancı oyunlarından alışık olduğumuz siper alma mekaniği de Blaster veya benzeri menzilli silahları taşıyan karakterlerin kullanabileceği şekilde oyuna eklenmiş. 

Oyun bize devasa bir açık “evren” sunmakta. 45 bölümlük maceralar dışında oldukça geniş bir harita sunarak burada özgürce gezebileceğimiz, ufak bulmacaları herhangi bir göreve bağlı kalmadan çözebileceğimiz, yan görevleri yapabileceğimiz ve mücadelelerle karşılaşacağımız bir evren de yer alıyor. Bu evrende istediğimde uzayda gezebiliyor, gemi savaşlarına dahil olabiliyor, istediğimde de bir gezegene iniş yapıp o gezegendeki ikonik bölgeleri dolaşabiliyorum. 

Complete Saga’da yer alan oynanabilir karakter sayısı 160 idi. Bu sayı Skywalker Saga ile birlikte 380 oynanabilir karaktere kadar çıkmış, üstelik buna karakter paketleri henüz dahil değil, bolca karakter görmek gerçekten mest ediyor. Oynanabilir yüzlerce karakterin yanı sıra toplanabilir olan birçok uzay gemisi (Starships), oyundaki toplanabilir Minikit’ler sayesinde açılabilen koleksiyon parçaları olan Micro Ships’ler ve filmlerde de gördüğümüz büyük komuta üsleri olan gemilerden 5 tanesi Capital Ships adı altında oyunda bulunuyor. Tamamını kullanabildiğimiz 69 adet Starships oyunda yer alıyor. Bu sayede daha hızlı veya daha güçlü gemiler ile uzayda dolaşabilir hale geliyoruz. Tabii ki görünüşlerine aşık olduğumuz bu gemileri kontrol edebilmek içimizi kıpır kıpır ediyor. Capital Ships’ler ise bizlere ikonik devasa üslere giriş yapabilmemizi sağlıyor. Örneğin Death Star bir Capital Ship olarak geçmekte ve Death Star’ın içinde gezip, buraya ait özel bulmacaları ve mücadeleleri tamamlayabiliyoruz.

Geliştirmeler ve Sınıflar

Oyunda yer alan yüzlerce oynanabilir karakter, kendi içinde sınıflara ayrılmakta ve her bir karakter sınıfının kendine ait yetenekleri bulunuyor. Bu yetenekleri, oyun içindeki mücadeleleri, bulmacaları ve bölümleri tamamlayarak elde edebileceğiniz Kyber Bricks sayesinde geliştirme şansınız bulunuyor. Üstelik bu yetenekleri geliştirmek bir yana, oynanışı  akıcılaştırma adına genel bir geliştirme ağacı da bulunmakta. Bu sayede bütün karakterlerinizin daha hızlı koşmasını sağlayabilir, oyun içindeki para birimi olan LEGO parçalarını (Studs) çok daha uzaktan toplamaya başlayabilir, yaptığınız her başarılı kombo için LEGO parçası kazanabilirsiniz. Karakter sınıfına özel olan geliştirmeler sayesinde de karakterlerinizin yeteneklerini daha güçlü bir hale getirebilir veya bazı bulmacaları daha hızlı çözmenizi sağlayacak geliştirmelere yatırım yapabilirsiniz. Açtığınız geliştirmelerden herhangi birisi sizi rahatsız ediyorsa veya oyunu kolaylaştırdığını düşünüyorsanız tek tuşla devre dışı bırakmak mümkün. 

Oyundaki karakter 9 farklı sınıftan birisine dahil oluyor, bu sınıflar: Jedi, Dark Side, Protocol Droid, Scavenger, Scoundrel, Bounty Hunter, Hero, Villain ve Astromech olarak ayrılıyor. Her bir sınıfın kendine has yetenekleri ve geliştirmeleri bulunuyor. Bu sınıflara dahil olmayan özel yeteneği bulunan bazı karakterler de oyunda yerini almış durumda. Bu karakterler yukarıda 9 sınıftan birine dahil olmak yerine Extra kategorisine ayrılmış durumda. Bu karakterlerin sınıflara ait bir yetenekleri veya özel bir geliştirme ağacı yer almıyor. Droideka, General Grievous hatta çocuk Anakin gibi karakterler bu Extra kategorisinde yer alıyorlar. Her karakter sınıfı kendine has bir oynanışa sahip ve bulmacaların tamamını çözmek istiyorsanız bu karakter sınıfları arasında sürekli geçişler yapmanız gerekecek. Karakter sınıfları dışında aynı sınıftaki karakterlerin animasyonlarının değişmesi bile farklı bir karakter ile oynadığınızı hissettirecek seviyede. 

Oyundaki en güzel hislerden biriyse, Jedi veya Dark Side karakterleri kullanarak ışın kılıçları ve güç sayesinde savaşmak. Artık ışın kılıçlarını fırlatabiliyor, güç sayesinde size geri gelmesini sağlayabiliyorsunuz. Oyunun detaylı bir dövüş sistemi bulunmuyor ancak bir kombo sistemi eklenmiş durumda ve üst üste bastığınız tuşlara göre şekillenen animasyonlarınız bulunuyor. Oynanışın sadeliği, kombo animasyonlarının güzelliği ve akıcılığı tatmin edici olduğu kadar da zevkli hissettirmeye yetiyor. Kombolar üst üste aynı tuşa bastığınızda birikiyor olsa bile, rakipleriniz buna karşılık olarak saldırılarınızı bloklamaya başlıyor. Bu da oyunun dövüş sistemine ufak da olsa bir derinlik katıyor ve tek bir tuşla bütün oyunu oynamanın önüne geçiyor. 

Bazı sınıflardan bahsedersek; Anakin Skywalker, Darth Maul gibi karakterler Jedi ve Dark Side sınıflarına giriyor. Bu karakterler saldırılarını ışın kılıcıyla yapmakta, ışın kılıçlarını fırlatabilmekte. Güç sayesinde karakterler ve nesnelerle etkileşime geçebilmekte. Aynı zamanda bazı kapalı yolları ışın kılıçları sayesinde delip kendilerine yol oluşturabiliyorlar. Princess Leia, Jar Jar gibi Hero sınıfı karakterler ise Blaster tabancalarına ve türevlerine sahip, bununla birlikte haritada ve bulmacalarda kullanabileceği kanca silahları da mevcut. Bu silahları kombolarında da kullanabilen Hero sınıfı karakterlerinin komboları ışın kılıçları kadar olmasa da oldukça zevkli. Bazı karakterler ise bu sınıflar arasında bölünüyor. Örneğin Rey’in hikayesine yönelik 3 farklı karakteri bulunuyor ve bunlar üç farklı sınıfa ayrılıyor. 

Toplanabilirler, Gerçekten Toplanabilirler mi?

Skywalker Saga oyunu ile ilgili favorim, oyunun dünyasının ve akıcı oynanışın yalnızca görevlerde hapsolmuş hissiyatı vermek yerine beni büyük bir evreni keşfetmeye itiyor olması oldu. Dilediğim zaman bir göreve girip, dilediğim zaman gezegenleri ve ikonik onlarca bölgeyi keşfedip, oradaki bulmacalar ve mücadeleler ile uğraştım. Keşifleriniz sırasında bile sizi sınırlandırmayan oyun, çoğu zaman dilediğiniz yoldan ilerlemenize müsaade etmekte, hatta bunu destekleyecek bir çok öğe kullanmakta. Örneğin Jar Jar ve Obi Wan’ı kontrol edebildiğimiz bir bölümde Jar Jar sayesinde çatılara çıkıp düşmanlara hiç görünmeden veya uzaktan ateş ederek ilerleyebiliyoruz. Aynı bölümde Obi Wan ile ışın kılıcını ve gücü sonuna kadar kullanıp, harika akıcılıktaki kombolar ile de ilerleme şansımız bulunuyor. 

Ancak oyundaki yapılabilecek aktivitelerin fazlalığı altında ezilmeye başladığımı hissediyorum. Oyun tam anlamıyla ağzına kadar dolu. Her bölümde, her uzay bölgesinde, her gezegende, her şehirde hatta bazen içine girilen binalarda bile yapacak onlarca tonla aktivite bulunabiliyor. Her bölgede zamana karşı yarışlar, bulmacalar, yan görevler ve mücadeleler bulunuyor. 

Üstelik bütün bu etkinliklerin karşılığında ödül olarak uzay gemileri veya karakterler açabiliyorsunuz. Uzay gemisi veya karakter açamadığımız etkinlikler ise karakterimizi ve sınıflarımızı geliştirebileceğiniz Kyber Brick ödülünü veriyor. Toplamaya dikkat etmemiz gereken bir diğer toplanabilir ise, Datacard’lar oluyor. Datacard’lar sayesinde oyunun Extra bölümünde bulunan ve oyununuza saçmalık derecesinde eğlence katacak özellikler alabiliyorsunuz. Yine Extra bölümünün altında dikkat etmeniz gereken en önemli şey ise; oyundaki bütün harcamalarınızda kullanacağınız LEGO Stud’larını toplama işlemini arttıran Stud Multiplier özelliği oluyor. Bu sayede topladığımız her lego parçası 2 kat, en son seviyede ise 3840 kat daha fazla gelmekte. 

Bu önemli geliştirme dışındaki Extra bölümünde bulunan açılabilir özellikler arasında Baget Işın Kılıçları, Rastgele Silahlar, Hologram Modu, Gökkuşağı Efektleri gibi eğlence amaçlı kullanılabilen bazı modlar bulunuyor. Bütün oyun boyunca arkada Cantina Band çalsın ister miydiniz? Kim istemez ki? Bu sayede mümkün!

Uzun LEGO’nun Kısası

LEGO Star Wars: The Skywalker Saga, açık dünya aksiyon macera oyunları arasında favorilerim arasına girmeyi başardı(Star Wars etkisi de bunda büyük). Grafiksel açıdan şahane gözüken; kocaman, içeriklerle ağzına kadar dolu ve özgür bırakıldığımız bir açık dünya; hikaye anlatımının bütünlüğü bozulmadan, önemli anlarına şahitlik ederek, bolca espriyle yeniden işlenmiş olması ve oynanıştaki akıcılık bu oyunun tam bir altın LEGO parçası olmasını sağlıyor. 

Oyunun oynanışındaki akıcılıktan, karakter ve sınıf mekaniklerine kadar, ellerindeki evren ile yaptıklarından ağzına kadar dolu olan içeriklerine kadar her şeyin mükemmeliyet seviyesinde olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bu da beni fazlasıyla tatmin etti ve yeni LEGO oyunlarını şimdiden beklemeye başladım. 

LEGO Star Wars: The Skywalker Saga

LEGO oyunlarının sonunda ağır oynanış mekaniklerinden ve kötü kamera açılarından kurtularak tam potansiyeline ulaştığını görmüş olduk. Bolca içerik, bolca gönderme, bolca karakter ve BOLCA EĞLENCE. İçinizdeki Star Wars aşkına veya Koleksiyoncu aşkınıza hitap edebilecek bir oyun. Aksi takdirde ya çok basit bir oyun olarak görecek, ya da oyunun içerikleri arasında boğulacaksınız.

LEGO Star Wars: The Skywalker Saga
SON KARAR
Çok uçlarda beğeni görebilecek oyunumuz, LEGO'nun bugüne kadarki en iyi oyunu listesinde zirveyi zorluyor
ARTILAR
Akıcı oynanış mekanikleri
Keşfedilmeye bekleyen koca bir Star Wars evreni
İnanması güç sayılardaki içerikler, toplanabilirler
EKSİLER
Basite kaçan koridor bölüm tasarımları
Oyuna etkisi neredeyse hissedilmeyen sınıf yetenek ağacı
8

Yeni Eklenenler

İnceleme

Yeni Eklenenler